Türkiye Cumhuriyeti

Milano Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

10 Kasım Atatürk'ü anma gününde yapılan konuşma, 10.11.2015

Değerli konuklar,

Kurtuluş Savaşı’mızın önderi, çağdaş Türkiye
Cumhuriyeti’nin kurucusu, eşsiz devlet adamı Büyük Önder Atatürk’ü ebediyete
intikalinin 77. yıl dönümünde, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Kıymetli misafirler,

Dünyadan çok sayıda lider gelip geçmiştir.
Hepsi toplumlarını arkalarından sürüklemişler, bulundukları döneme damgalarını
vurmuşlardır. Ancak Mustafa Kemal’i diğer liderlerden ayıran pek çok özellik
bulunmaktadır. Atatürk, sadece büyük bir komutan, büyük bir devlet adamı, büyük
bir lider, büyük bir devrimci ve diplomatik bir deha değildi. O aynı zamanda büyük
bir medeniyet projesinin baş mimarıdır. Onun hiç kuşkusuz en önemli vasfı,
fikirleri ve hedeflerinin hala geçerliliğini koruyor olmasıdır. Onun zamanında
hüküm süren ideolojiler birer birer çökmüş ve tarihin arka sayfalarına
gömülmüşlerdir. Mustafa Kemal ise diğer liderlerle kıyaslandığında adeta bir
yıldız gibi parlamaktadır. Dünya liderleri de bunu teslim etmiştir. Ünlü
İngiliz devlet adamı Lloyd George Atatürk
ile ilgili olarak, "İnsanlık
tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız
ki bu dahi maalesef Anadolu’dan çıktı.” demiştir.

 

Mustafa Kemal’in belki de en önemli özelliği onun
bağımsızlığa olan vazgeçilmez tutkusudur. Bunu en veciz şekilde “ Özgürlük ve
bağımsızlık benim karakterimdir” sözleriyle ifade etmiştir. Bu özelliği
sayesinde her köşesi işgal edilmiş,  orduları
dağıtılmış, her limanına girilmiş ve bütün kaleleri zaptedilmiş bir memleketi
ayağa kaldırarak, adeta küllerinden yeniden doğmasını sağlamıştır.

 

Atatürk’ün uygarlık kavramına yaklaşımı da onu
diğer liderlerden ayırmaktadır. Atatürk uygarlığı, din, millet ve coğrafya ayrımı
yapmadan tek bir evrensel uygarlık olarak görmüştür. Bunu da “Çağdaş uygarlık”
olarak adlandırmıştır. Atatürk’e göre çağdaş medeniyet insanlığın bugüne kadar
kaydettiği ilerlemenin bir tezahürüdür. Bu nedenle, aidiyet bakımından tüm insanlığa
aittir. Bu anlayışı özümseyen bir toplumun, ister Doğu’da ister Batı’da olsun,
gelişmeyi, demokrasiyi ve insan hak ve özgürlüklerini kendine yabancı
hissetmesi mümkün değildir. Atatürk’ün Türk ulusuna emanet ettiği çağdaş uygarlık
projesi bugün de güncelliğini koruyan dinamik bir projedir. Bu nedenle zaman ve
sınırlar ötesinde evrensel bir anlam ihtiva etmektedir.

 

Bugün hem Batı’da hem Doğu’da barış ve
istikrarı tehdit eden terörizm, bağnazlık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı,  azgelişmişlik gibi tehditler tahlil
edildiğinde, Atatürk’ün Türk milleti aracılığıyla bıraktığı evrensel mesajın hala
güncelliğini koruduğu açıkça görülecektir.

 

Ulu önderimiz, insanlık tarihinde eşine
rastlanmamış bir çağdaşlaşma devrimine imza atmış, bu devrimlerini pekiştirmek
için toplumun desteğini almaya önem vermiş ve bizlere daima ileriyi hedefleyen
bir Cumhuriyet bırakmıştır. Türk ulusu olarak bugün Cumhuriyetin kurulduğu ilk
yıllara göre hangi aşamaya geldiğimize bakarsak, Atatürk’ün değerini çok daha
iyi anlayabileceğimize inanıyorum. Ancak, O’nun bizlere bıraktığı medeniyet
projesi henüz tamamlanmış bir proje değildir. Zaten, çağdaş uygarlık hergün
kendini yenileyen bir kavramdır. Bu nedenle, Cumhuriyetimizi Atatürk’ün
gösterdiği “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak” en büyük misyonumuz
olmalıdır. Büyük Önderimizi andığımız bugün O’nun mirasına yas tutarak değil,
fikir ve düşüncelerini daha iyi anlayıp, uygulayarak, çağdaş uygarlık yolunda
daha çok çalışıp, daha çok üreterek sahip çıkabileceğimize inanıyorum.

Bu düşüncelerle, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, hepinizi saygı ve
sevgiyle selamlıyorum.