Türkiye Cumhuriyeti

Milano Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Katolika Üniversitesi'nde “Türkiye’yi Tanımak” konulu seminerde yapılan konuşma, 24.03.2017

“Türkiye’yi Tanımak” konulu seminer

Katolika Üniversitesi, 24 Mart 2017

 

Kıymetli Hocalarım,

Sevgili Öğrenciler,

İtalya’nın köklü üniversitelerinden, dört sene sonra 100. Kuruluş yılını kutlayacak olan Katolika’da sizlerle biraraya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu seminerin konusu ve zamanlamasını özellikle anlamlı buluyorum. Zira bugün Türkiye’yi ve içinden geçmekte olduğu hassas süreci çok iyi anlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu seminerin ülkemizi daha yakından tanımak ve daha nesnel değerlendirmek bakımından önemli bir fırsat olacağını düşünüyorum.

 

Değerli öğrenciler,

 

Görev bölgemizi kapsayan Kuzey İtalya’daki üniversitelerde 2.000’e yakın öğrencimiz okuyor.
Erasmus programlarıyla İtalya’daki üniversitelere gelen öğrencilerimizin sayısı da her geçen gün artıyor. Öğrencilerimizi İtalya’daki

gönüllü elçilerimiz olarak görüyoruz. Milano’da göreve başladıktan kısa süre sonra Türk öğrencilerin en çok tercih ettikleri üç üniversitenin, yani Politecnico, Bocconi ve Cattolica’nın rektörlerini ziyaret ettim. Şunu gururla vurgulamak isterim; her üç üniversitenin rektörü de öğrencilerimizden son derece memnunlar ve Türk öğrencileri yabancı öğrenciler arasında en başarılılar arasında görüyorlar. Sanıyorum bu nedenle her sene daha fazla Türk öğrenciyi üniversitelerine kabul ediyorlar. Katolika’da da Türk nüfusu her yıl artış gösteriyor. Bu yıl 113 öğrencimiz Katolika’da öğrenim görüyor. Bu rakam geçen seneye göre %50’ye yakın artış demek. Geçen sene ziyaret ettiğim Rektör Sayın Franco Anelli de öğrencilerimizden memnuniyetini dile getirmiş ve daha fazla Türk öğrenciyi Katolika’da görmek istediklerini belirtmişti. Ben de İtalyan üniversitelerini ve Katolika’yı öğrencilerimize tavsiye ediyorum. İtalyan üniversitelerinde Türk öğrenci sayısının artmasının, Türk-İtalyan ilişkilerini daha da kuvvetlendireceğine inanıyorum.

Kıymetli Katılımcılar,

 

Akdeniz’in iki ucunda yer alan Türkiye ve İtalya arasında uzun bir geçmişe dayanan kadim ilişkiler bulunuyor. İki ülke arasında diplomatik ilişkiler 1856 yılında tesis edildi. Ancak, ilişkilerimizin tarihi bundan çok öteye uzanıyor. Bundan yedi asır önce, 14. Yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nun Venedik ve Cenevizlilere geçici elçiler gönderdiğini biliyoruz. Yüzyıllardır aynı coğrafyada, aynı dostluk ve kardeşlik bağlarıyla, aynı kültür ve mirası paylaşıyoruz. Türk-İtalyan ilişkilerinin derinliğine ilişkin bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

- Fatih Sultan Mehmet İtalyan ressam Bellini’yi saraya davet ederek, portresini yaptıran ilk Osmanlı padişahıdır.

 - Bugünkü İstanbul Senfoni Orkestrası’nın temellerini Giuseppe Donizetti atmıştır.

-Ülkemizi İtalya’da gururla temsil eden opera sanatçımız Leyla Gencer’i önümüzdeki sene ölümünün 10. Yıldönümünde La Scala’da düzenlenecek törenle anacağız.

-İtalyan sinemasının büyük ismi Ferzan Özpetek’in filmleri bizleri de heyecanlandırıyor.

-Oyuncu Serra Yılmaz İtalya’nın Ordine della Stella della Solidarieta nişanına layık görüldü.

-İtalyan basketbolünün gururu Luigi Datome geçtiğimiz yıl Fenerbahçe’de Avrupa ikinciliğini yaşadı.

Ekonomik alanda da çok boyutlu ilişkilerimiz var.

- Bugün Pernigotti, Lumberjack, Campani artık Türk markaları haline geldiler.

- Roma’da, Capri adasında, Venedik’te önemli turizm yatırımlarımız var.

- İtalya’nın da ülkemizde çok önemli yatırımları var.

-Türkiye’de faaliyet gösteren İtalyan firma sayısı 1.300’ü aştı. 

- Fiat, Pirelli, Unicredit, Intesa, Barilla, Perfetti, Ferrero ülkemizde yatırımı bulunan büyük İtalyan şirketleri.

- 3. Köprü yani “Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Astaldi-İçtaş ortaklığıyla gerçekleştirildi.

- Pirelli F-1 lastiklerinin üretimini ülkemizde yapıyor.

- İtalya dünya genelinde açmayı planladığı dış yatırım ofislerinden ilkini 2015 Ekim ayında İstanbul’da açtı.

- 2016 yılında Türkiye-İtalya Dış Ticaret Hacmi % 1.6'lık artışla 17.8 Milyar Dolar seviyesinde gerçekleşti.

- İtalya ihracatımızda dördüncü, ithalatımızda beşinci sırada yer alıyor.

-Ülkelerimiz arasındaki çok boyutlu ilişkilerin en önemli göstergelerinden biri de Türkiye-İtalya arasındaki uçuş sefer sayısının fazlalığı. Gerçekten bu konuda şaşırtıcı rakamlara sahibiz. Türk Hava Yolları, İtalya’da toplam 10 noktaya uçuyor. Türk şirketleri olan THY, Pegasus ve Atlasjet İstanbul’dan Milano’ya günde 8 sefer gerçekleştiriyor.  

Tüm bunlar Türkiye ile İtalya arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının ne kadar güçlü olduğunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ülkelerimiz Akdeniz’in iki ucunda dünya barışına, dostluğa ve kardeşliğe katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunları, tüm insanlığı tehdit eden terör belasını ancak hep birlikte ele ele vererek aşabileceğimize inanıyorum.  

İtalya ile birçok uluslararası kuruluşta beraber çalışıyoruz. İtalya, AB üyeliğimize en güçlü desteği veren ülkelerden birisi. Bunun için müteşekkiriz. Ülkelerimiz arasında her yıl Başbakan düzeyinde “Hükümetlerarası Zirveler” düzenleniyor. Yasadışı göçe karşı ilgili kurumlarımız doğrudan temas ve yakın işbirliği içindeler. DEAŞ canavarına karşı uluslararası koalisyon içinde birlikte mücadele veriyoruz. Libya konusunda birlikte çalışıyoruz. Dünyanın en sıcak bölgesi haline gelen Akdeniz havzasının barış, istikrar ve refaha kavuşabilmesi için işbirliğimizi daha da derinleştirebileceğimizi düşünüyorum.

Değerli misafirler,

İtalya ve Türkiye arasında kurulmuş olan başka bir köprü, bu ülkede sayıları 35 bine ulaşan Türklerin mevcudiyetidir. Vatandaşlarımız İtalya’da kendilerini anavatanlarında hissetmektedirler. Ziyaret ettiğim illerin Vali ve Belediye Başkanları, vatandaşlarımızın son derece uyumlu ve İtalyan toplumuyla entegre olduklarını söylüyorlar.

Değerli Konuklar,

15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşanan darbe girişimi hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum. Türkiye’de, 15 Temmuz gecesi, ordu içine yuvalanmış olan  Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi bir grup asker darbe teşebbüsünde bulundu. Bu hain grup Parlamentoyu bombaladı, kendi vatandaşına kurşun sıktı ve hatta Cumhurbaşkanlığı binasına saldırdı. Durumun vahametini daha iyi anlayabilmek için, İtalyan Hava Kuvvetlerine ait jetlerin Roma’da Senato’yu bombaladığını düşünün. Maalesef o gece hepimiz büyük bir travma yaşadık, ancak darbecilere teslim olmadık. Ancak, Ankara’da, İstanbul’da ve başka kentlerde hangi siyasi görüşten olursa olsun insanlarımız sokaklara çıkarak, darbeci çetenin silahlarının, tanklarının önünde durarak bu girişime engel oldu. Türk halkı Türk demokrasisini canı pahasına kahramanca korumayı bildi.

Yaşanan vahim olaylar sonucunda 248 vatandaşımız hayatını kaybetti. 2000’e yakın kişi yaralandı. TBMM ise 16 Temmuz günü olağanüstü toplanarak bir ortak bildiri yayınladı. Bildiride,

TBMM’nin darbe girişimine karşı sergilediği kararlı tutum vurgulandı, Parlamento’da temsil edilen dört partinin farklı görüşlere sahip olsalar da milli iradeye sahip çıktılar ve demokrasimize, milletimize, TBMM’ye yapılan saldırıyı şiddetle kınadılar.

Darbe girişimi, FETÖ’nün terörist yüzünü açıkça göstermiştir.
Özellikle yargı ve emniyet teşkilatına geniş biçimde sızan FETÖ üyelerinin kanuna aykırı uygulamaları ortaya çıkarılmıştır. Bu örgüt üyeleri, emniyetten ve yargıdan uzantılarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin pek çok değerli mensubuna kumpas kurdu.
Sahte delillere dayanan kurmaca iddianamelerle mahkum ettikleri yüzlerce üst rütbeli subayın, sivil memurun, gazeteci, akademisyen ve entellektüelin yıllarca hapiste tutulmalarına neden olmuştur.


Hükümetimiz kararlı bir şekilde bu sinsi terör örgütüyle mücadelesini sürdürmektedir. Halkımız ise dünya tarihinde eşi görülmemiş şekilde demokrasiye sahip çıkmayı bilmiştir. Dostlarımızdan beklentimiz hükümetimizle ve bu travmayı yaşayan halkımızla daha fazla dayanışma gösterilmesidir.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, seminerin Türkiye’nin daha iyi tanınmasına vesile olacağı umuyorum.