Türkiye Cumhuriyeti

Milano Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu konuşması, 27.10.2016

Sayın Vali,

Sayın Emniyet Müdürü,

Kıymetli Başkonsoloslar,

Değerli vatandaşlarımız,

Sevgili Gençler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Bugün çağdaş Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 93. Yıldönümünü gururla sevinçle ve heyecanla kutluyoruz. 93 yıl önce 29 Ekim günü Türk ulusu çağdaşlaşma ve ilerleme yolunda büyük bir adım atmıştır. Cumhuriyet, sadece bizim değil, dünya tarihinin de en önemli aydınlanma projeleri arasındadır. Bağımsızlığına yeni kavuşan birçok devlet kendine Türkiye Cumhuriyetini örnek almıştır. Cumhuriyetin en büyük erdemi toplumu ulus olma bilincine kavuşturması, bireyi ise yurttaş konumuna yükseltmesidir. Cumhuriyet bize dünya milletlerinin onurlu bir üyesi olma bilincini kazandırmıştır. Bugün geldiğimiz noktada 93 yıllık Cumhuriyetimizin bir başarı hikayesi olduğunu görüyoruz. Ekonomide, bilimde, eğitimde, kültürde -kısacası hayatın her alanında- geldiğimiz noktayı Cumhuriyete borçlu olduğumuzu hiçbir zaman unutmuyoruz. Bize Cumhuriyeti armağan eden Ulu Önder Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını şükran ve rahmetle anıyoruz.


Cumhuriyetin kazanımlarıyla bugün uluslararası toplumun en saygın üyelerinden biri konumundayız. Küresel ve bölgesel sorunları çözmek için çaba sarfeden, uluslararası kuruluşlarda etkin rol oynayan bir aktörüz. Avrasya’nın merkezindeki coğrafi konumumuz ile kültürlerarası diyalog ve etkileşimin geliştirilmesinde önemli bir işlevi yerine getiriyoruz. 79 milyonu aşan genç ve dinamik nüfusumuzla Avrupa’nın en büyük altıncı, dünyanın en büyük onyedinci ekonomisiyiz. 2002 ile 2014 yılları arasında ortalama % 4,7 oranında büyüme gerçekleştirdik. OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ülke konumundayız. Ülkemize son 13 yılda gelen uluslararası doğrudan yatırım miktarı 165 milyar dolara ulaştı. G-20’nin öndegelen ülkeleri arasındayız. Geçen yılki Zirve’yi başarıyla Antalya’da gerçekleştirdik. Dünyada ABD’den sonra en fazla insani yardım yapan ikinci ülkeyiz. Ülkelerindeki savaştan kaçan yaklaşık 3 milyon Suriyeliyi Türkiye’de misafir ediyoruz.

Bilimsel alanda 2015 yılında nobel kimya ödülü bir Türk bilimadamına verildi. Ondan önce yine bir Türk yazarımız Nobel edebiyat ödülüne layık görüldü. Dostumuz ve müttefikimiz İtalya ile de yüzyıllara dayanan çok sıkı ilişkilere sahibiz.  Fatih Sultan Mehmet İtalyan ressam Bellini’yi saraya davet ederek, portresini yaptıran ilk padişahtır. Giuseppe Donizetti bugünkü İstanbul Senfoni Orkestrası’nın temellerini atmıştır. Ülkemizi La Scala’da gururla temsil eden opera sanatçımız Leyla Gencer’i rahmetle anıyoruz. Türk tenör Murat Karahan bugün Parma'da Verdi Festivalinde İtalyan sanatseverleri büyülüyor. İtalyan sinemasının büyük ismi Ferzan Özpetek’in filmleri bizleri de heyecanlandırıyor. Oyuncu Serra Yılmaz İtalya’nın Ordine della Stella della Solidarieta nişanına layık görüldü. İtalyan basketbolünün gururu Luigi Datome geçtiğimiz yıl Fenerbahçe’de Avrupa ikinciliğini yaşadı.

Ekonomik alanda da çok boyutlu ilişkilerimiz var. Bugün Pernigotti, Lumberjack, Campani artık Türk markaları haline geldiler. Roma’da, Capri adasında Venedik’te önemli turizm yatırımlarımız var. Türkiye’nin havayolu şirketleri İstanbul’dan Milano’ya günde 8 sefer gerçekleştiriyor. İtalya’nın da ülkemizde çok önemli yatırımları var. Ülkemizde yaklaşık 1.200 İtalyan firması faaliyet gösteriyor. Fiat, Pirelli, Unicredit, Intesa, Barilla, Perfetti, Ferrero ülkemizde yatırımı bulunan büyük İtalyan şirketleri. 3. Köprü yani “Yavuz Sultan Selim Köprüsü” Astaldi-İçtaş ortaklığıyla gerçekleştirildi. Pirelli F-1 lastiklerinin üretimini ülkemizde yapıyor. İtalya dünya genelinde açmayı planladığı dış yatırım ofislerinden ilkini 2015 Ekim ayında İstanbul’da açtı. Tüm bunlar Türkiye ile İtalya arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının ne kadar güçlü olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ülkelerimiz Akdeniz’in iki ucunda dünya barışına, dostluğa ve kardeşliğe katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunları, tüm insanlığı tehdit eden terör belasını ancak hep birlikte ele ele vererek aşabileceğimize inanıyorum.

15 Temmuz gecesi ülkemizde hain bir darbe girişimi yaşadık. Ordu içine yuvalanmış terörist bir grup Parlamentoyu bombaladı, kendi vatandaşına kurşun sıktı, Cumhurbaşkanlığı binasına saldırdı. Ancak, Ankara’da, İstanbul’da ve başka kentlerde hangi siyasi görüşten olursa olsun vatandaşlarımız sokaklara çıktı. Darbeci çetenin silahlarının, tanklarının önünde durdu ve bu girişime engel oldu. Türk halkı dünya tarihinde eşi görülmemiş şekilde, canı pahasına demokrasiye sahip çıkmayı bildi. Dostlarımızdan beklentimiz hükümetimizle ve bu travmayı yaşayan halkımızla daha fazla dayanışma göstermesidir.

Kıymetli vatandaşlarım,

Sizler İtalya ile aramızda güçlü bir bağ, sağlam bir dostluk köprüsü kurdunuz. İtalya’daki hayatın her köşesinde aktif olmanızı arzu ediyoruz. Sporda, kültürde, ticarette ve siyasette sesinizi en güçlü şekilde duyurmanızı bekliyoruz. İtalya’da konumuzu sağlamlaştırırken, aynı zamanda aranızdaki dayanışmayı da güçlendireceğinizden hiç kuşku duymuyorum. Haziran ayında kurulan Türk İtalyan Platformu’nun bu bakımdan büyük önem taşıdığına inanıyorum.

İtalya’da öğrenim gören Sevgili Gençler,

Sizler, büyük önderimiz Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği en değerli varlıklarımızsınız. Her biriniz ülkemizin İtalya’daki en kıymetli temsilcilerisiniz. İtalya üniversitelerinde okuyan 2.000’i aşkın gencimizin her biri ile ayrı ayrı gurur duyuyoruz. Biz de bu sene gençlerimize destek olmak istedik. İtalya’nın en prestijli moda okullarından Marangoni Enstitüsü’nden mezun dört başarılı gencimizle birlikte bir moda defilesi yapmaya karar verdik. Tamer Çoğal, Mahmut Ağaç ve Selen Akyüz erkek modası; Ayşe Merve Uçar ise kadın modası üzerine 10’ar parçadan oluşan bir koleksiyon hazırladılar. Tasarımcılarımız koleksiyonlarında ülkemizde üretilmiş yerli deri, tekstil ve diğer özgün ürün ve materyalleri kullandılar. Tasarımcılara koleksiyonlarını hazırlamaları için pek çok saygın firmamız destek verdi. Amacımız hem genç Türk moda tasarımcılarına destek olmak hem de Moda’nın başkenti Milano’da ülkemizi en iyi şekilde temsil etmektir. Bu organizasyon için uzun zamandır çalışıyoruz. Öncelikle defilenin gerçekleşmesi için büyük emek veren çalışma arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Ve elbette bir kısmı aramızda bulunan sponsorlarımıza en içten şükranlarımızı iletiyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyet Bayramınızı en içten duygularla kutluyor, sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Yaşasın Cumhuriyet!